20 Mayıs 2013 Pazartesi

UMUT - iyi mi kötü mü yenir mi

Psikoloji yazılarına baya ara verdik, biraz toparlanma zamanı geldi. Bundan sonra daha düzenli olarak insanın Pozitif özelliklerine dair yazılar burada olacak.

Bu yazıda insanoğlu için çok önemli olduğunu düşündüğüm bir yetkinlikten bahsedeceğim: UMUT. Efsanelere konu olmuş, ünlü filozofların söylemlerinde yer bulmuş, kimisine göre bir duygu kimisine göre bir inanç. Bana göre tutkunun, yaşama amacının, coşkunun, kendine güvenin, doyumun, tatminin ... temeli.

Mitolojide UMUT tanrıça olarak vücut bulmuş. Roma mitolojisinde Spes, Yunan mitolojisinde Elpis olarak geçmekte. Benim en çok ilgimi çeken Pandora'nın kutusu aslında. Efsaneye göre Zeus, tanrıların ateşini Olympos Dağı'ndan çalıp, insanlara götüren Prometheus'u cezalandırmak için kardeşi Epimetheus'a sunmak üzere Hephaestus'a bir kadın yapmasını söyler. Hephaestus bir parça toprağı suyla karıştırarak bir kadın yapar ve usta becerisiyle kadına şeklini verir. Athena bu kadına el işlerini, beceriyi (dokuma, el sanatları vs.) öğretir ve süslü kuşağını bu kadının beline sarar. Aphrodite, bu kadının yüreğini arzularla doldurur, yüzüne zerafet serper, tutku, heyecan, güzellik, şehvet hepsini bu kadına adeta yükler. Hermes ise şeytani duyguları, yalanı, düzenbazlığı verir. Bu kadın yaratıldıktan sonra sıra onu süslemeye gelir. Bu süsleme görevini ise birbirinden güzel periler üstlenir. Periler onu süslü gerdanlıklarla, kemerlerle ve de çiçeklerle donatırlar. Onu akıllara durgunluk verecek bir güzelliğe büründürürler. Son olarak sıra bu kadına isim vermeye gelir. Haberci tanrı Hermes ona "bütün tanrıların armağanı" anlamına gelen "PANDORA" adını verir.

Zeus Pandora'ya can verdikten sonra ve onun bütün kötülüklerle, çirkefliklerle aynı zamanda güzelliklerle donandığını gördükten sonra Pandora'nın eline kapalı bir kutu verir ve onu Epimetheus'a  gönderir. Kutuyu verirken Pandora'ya açmaması için söz alarak verir ve hiç bir şekilde açmamalarını söylerek anahtarını da Epimetheus'a verir. Epimetheus Pandora'yla evlenir fakat Pandora merakına yenik düşerek anahtarı çalıp kutuyu açar. Bütün kötülükler Zeus'un istediği gibi kutudan dışarıya çıkar ve dünyaya yayılır. Pandora son anda kutuyu kapatır ama bütün kötülükler dünyaya yayılmıştır artık, tek bir şey hariç: UMUT. Pandora kutuyu kapattığında içeride sadece UMUT kalmıştır. İlginç olan kısım bundan sonra başlıyor. Çünkü kimisi bunu insanlığın elinde bütün kötülüklere karşı UMUTun kalması şeklinde yorumlarken kimisi de UMUT'un da aslında bir kötülük olduğunu ve Zeus'un öteki kötülüklerden fazlasıyla eziyet çeken insanın yaşamı kestirip atmamasını hep yeni eziyetler çekmeye devam etmesini istemişti şeklinde yorumluyor. İki ünlü filozofun bu konudaki söylemleri de tam bu noktada vurgulamaya değer. Aristo umut için "Hope is a waking dream." derken Nietzsche "In reality, hope is the worst of all evils, because it prolongs man's torments." demiştir. Yani Aristo UMUT'u rüyayla eş tutarken Nietzsche eziyetle, şerle eş tutmuştur.
"Hope is a good thing, maybe the best of things, and no good thing ever dies." - Andy Dufresne (The Shawshank Redemption)
Peki UMUT bahsedildiği gibi iyi bir şey mi yoksa kötü mü? Cevap : her ikisi de. Gelin öncelikle UMUTun tanımına bir bakalım. Türk Dil Kurumu şöyle tanımlamış UMUTu : "Ummaktan doğan duygu, ümit", "Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit". Ummak ise "Bir şeyin olmasını istemek, beklemek" olarak tanımlanmış. UMUT kuramını geliştiren Snyder ise UMUTu şöyle tanımlıyor : istenilen amaçları elde etmek için yollar, stratejiler üretebilme becerisi ve kişinin kendisini motive edip bu yolları, stratejileri kullanması. Görüldüğü gibi, TDK UMUT için bir duygu derken Snyder'in tanımında daha zihinsel bir süreç söz konusu. Snyder'in UMUT kuramına göre UMUTun 3 bileşeni var. 1. bileşen bir amaç (GOALS). 2. bileşen bu amaca ulaşmak için yollar, stratejiler üretebilme becerisi, PATHWAYS THINKING ve 3. bileşen bu yolda yürüyebileceğine, nihai amaca varabileceğine olan inanç, AGENCY THINKING.

Her şey bir amaçla başlıyor. UMUT kuramı insanların çoğu eylemlerinin amaç güdümlü olduğunu varsayar.  Amaçlar insan eylemlerine yön veren zihinsel hedeflerdir. Amaçlar kısa vadeli veya uzun vadeli olabilir fakat bilinçli düşünmeyi harekete geçirecek kadar öneme sahip olmaları gerekiyor. UMUTun iyiliği veya kötülüğü bu noktada devreye giriyor aslında. Hiçbir zaman erişilemeyecek şeyleri amaçlamak ve bu amaca ulaşabileceğine inanmak insanın kendine yapabileceği en kötü şeylerden biri olsa gerek. Nietzsche'nin dediği gibi böyle bir şeye beslenen umut eziyetin süresini uzatmak dışında bir işe yaramayacaktır. Lopez'in şu cümlesi aslında hayalle umutu birbirinden ayırıyor gibi : "Hope is the work of the heart and the head. Hope happens when our rational selves meet our emotional selves". Lopez'e göre duygusal benliğimizle rasyonel benliğimizin buluştuğu noktada yer alıyor UMUT. Umudun iyi tarafına birazdan değineceğim. Amaç konusunda çok sık paylaşılan bir kriter seti vardır : S.M.A.R.T. Paul Meyer'e göre amacın 5 özelliği var. Buna göre amaç Specific, Meaningful, Achievable, Realistic ve Time-limited olmalıdır. Yani bir amaç spesifik, anlamlı, ulaşılabilir, gerçekçi ve zaman sınırlı olmalıdır. Bir amaç belirlerken bunları göz önünde bulundurmak faydalı olabilir.
"A strong mind always hopes, and has always cause to hope." - Thomas Carlyle
Snyder'e göre umudun 2. bileşeni yollar, stratejiler üretebilme becerisi. Şu andan geleceğe giden yol çok nadiren düzdür ve neredeyse hiçbir zaman tek bir çizgi değildir. Şunu unutmamak gerek: amaca giden bir çok yol vardır ve bu yolların hiçbiri engelsiz değildir. Bulunduğumuz yerden gitmek istediğimiz yere ulaşmak için biraz zihni çalıştırmak gerekir. "Pathways thinking" amaca gitmek için yollar üretebilmeyi, o yolda yürürken bir engelle karşılaşıldığında o engeli aşabilmek için strateji geliştirmeyi veya yeni bir yol bulmayı sağlayan beceri. 3. bileşen ise işin motivasyon kısmını halleden "Agency Thinking". Agency thinking amaca ulaşmak için planlanan yolları kullanmada algılanan yetenek, kapasite. Bu tarz bir motivasyona sahip insanların "Ben bunu başarabilirim", "Durmayacağım" gibi içsel konuşmalar yaptıkları bulunmuş. Agency thinking bir engelle karşılaşıldığında alternatif yolun bulunması için gereken motivasyonu sağlayarak amaca doğru yürümeyi sağlıyor.


Bir parça UMUTun iyi taraflarından bahsedelim. İlköğretim, lise ve üniversite öğrencileriyle yapılan çalışmalar UMUT ve akademik başarı arasında önemli bir ilişki olduğunu gösteriyor. UMUTun yüksek sınav notları ve yüksek GPA'le ilişkili çıkmasının yanında  uzun vadeli çalışmalarda yüksek mezuniyet notunun yanında düşük okul-terki oranıyla da ilişkili çıktığı bulunmuş. Sporcularla yapılan çalışmalar sporcuların yeteneklerinin yarattığı etki çıkarıldığında bile yüksek UMUTa sahip olanların önemli derecede yüksek performans sergilediklerini gösteriyor. Gelelim sağlığa. Fiziksel sağlığı düşündüğümüzde UMUTun gerek hastalık öncesi koruyucu veya azaltıcı tedbirler almayla gerek hastalık sonrası mücadele gücüyle ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. Mesela yüksek UMUTa sahip kadınların düşük UMUTa sahip kadınlara göre daha yüksek oranda kanser önleyici aktivitelere katılma niyeti bildirdikleri bulunuyor. Bunun yanında yüksek UMUTa sahip insanların daha yüksek oranda spor yapmak gibi önleyici davranışlar gösterdikleri ortaya çıkıyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra da UMUTun etkisi devam ediyor. Acıya tahammülü arttırdığı gibi mücadele gücünü de arttırıyor. Yüksek UMUTa sahip insanların daha enerjik, daha düşük endişeli ve sıhhatlerini geri kazanmak için yapmaları gereken şeye odaklandıkları görülüyor. Meşhur bir çalışma var acıya tahammülle ilgili. Bu çalışmada denekler 2 gruba ayrılıyor ve bir gruba 15 dakikalık umut geliştirici bir çalışma yaptırılıyor diğer gruba ise 15 dakika boyunca ev organizasyonu hakkında bir kitap okutuluyor. Sonrasında aktif olarak kullanmadıkları ellerini 0 derecedeki suya sokmaları isteniyor. Sonuçta umut çalışması yapılan gruptakilerin daha az acı hissettikleri ve diğer gruba göre acıya 2 kat daha uzun süre tahammül ettikleri çıkıyor. Benzer bir şekilde, UMUT psikolojik sağlıkla da ilişkili. Yüksek UMUTa sahip olanların daha yüksek positif düşünceye sahip oldukları ayrıca daha yaratıcı, daha enerjik, daha güvenli oldukları ve daha düşük seviyede depresyon bildirdikleri görülüyor. Bütün bunların yanı sıra UMUT yaşam amacı ve yaşam doyumunun da önemli bir habercisi.

UMUT görüldüğü gibi doğru kullanıldığında sağlıktan eğitim hayatına, spordan hayat anlamına kadar pek çok noktada değer katan bir özellik. Peki UMUT'u bulmakta zorlanıyorsak ne olacak? UMUT birçok insan için nefes almak gibi doğal olarak var olan bir özellik. Fakat diğerleri için biraz pratik gerektirebilir. Yani UMUT aslında öğrenilebilir bir şey. Bir sonraki yazıda UMUT'un biraz daha derinliklerine iniyor olacağız.

Serkan Pakhuylu